|
|||
![]() |
Dostum (Friend) | ||
| Emrullah KAYA | |||
Uluslararası siyaset, çoğu zaman kelimelerin değil, kelimelerin arkasındaki hesapların sahnesidir. Bu yüzden bir Amerikan başkanının Türkiye Cumhurbaşkanı’na “dostum” demesi kulağa sıcak gelse de, bu sıcaklığın çoğu zaman diplomatik mikrodalgadan ısıtılmış olduğunu bilmek gerekir.
Hele ki mevzu Donald Trump gibi “dost” kavramını Wall Street endeksleri gibi anlık dalgalanma hesabıyla kullanan bir siyasetçiyse… Trump’ın “dostum Erdoğan” hitabı, güllü mektup romantizmi yerine, pazarlık masasındaki fişlerin yer değişiminden ibaretti. Bir bakarsınız S-400 krizinde “dostum”un sesi kısılır, bir bakarsınız ekonomik yaptırım sopası masaya iner; ardından yine büyük bir şevkle “çok iyi dostuz” açıklamaları gelir. Dostluğun bu kadarı ancak film fragmanlarında olur; aslı çoğu zaman kesme montajdır.
Bu kelime, iç politikada da bir törpü işlevi gördü. ABD’den gelen “dostum” başlığı, içeride “dünya lideriyle iyi ilişki” propagandasına, dışarıda ise “masada varız” imajına çevrildi. Oysa diplomasi tarihinin en eski kuralı bellidir: Devletler dostlukla değil, çıkarla yönetilir. Çıkar çakıştığı sürece “dostum” vardır; çıkar ayrıştığı anda geriye sadece protokol cümleleri kalır.
Türkiye açısından bakıldığında, “dostum” meselesi, egemenlik ve saygınlık tartısından da geçmelidir. Süper güçlerin övgüsünü kişisel ilişkiyle açıklamak, devleti şahsileştirir; dış politikayı kamu diplomasisi olmaktan çıkarıp kişisel ağlar oyununa çevirir. Üstelik Washington’un dostluğu ile aynı anda Kongre’nin yaptırım senaryoları servis edildiğinde, dostluğun faturası çıkar; genelde yüksek faizle.
Sonda söylenmesi gerekeni başta söyleyelim: Diplomatik dilde “dostluk”, iç politikada kullanılan anlamıyla aynı değildir. Trump’ın Erdoğan’a “dostum” demesi, bir duygunun ifadesi değil, bir aracın adıdır. Araç bazen koz, bazen şantaj, bazen iltifat olur; ama hiçbir zaman safi dostluk değildir.
Kısacası, dostluk diplomasiye sığmaz; ancak diplomasi, dostluk kelimesini kullanmaktan hiç çekinmez. İşte tam da bu yüzden, liderlerin birbirine “dostum” demesi değil, halkların birbiriyle nasıl yaşadığı, devletlerin hak ve çıkarlarını hangi eşitlikte savunduğu önemlidir. Gerisi genelde başlık olur; ertesi gün başka başlık kapatır.
Velhasılı;
Şayet dostluk kelimesi bu kadar kolay harcanıyorsa, diplomasi masasında samimiyet değil, kelime israfı vardır. Devletler, tıpkı insanlar gibi duygularıyla anılmak isteyebilir; ama devlet aklı her zaman soğuk hesapları sevmiştir. Bu yüzden dış politikada gerçek dostluk, alkış cümleleriyle değil; kriz anında verilen tavizsiz destekle ölçülür. Kalanı sadece manşet, sadece retorik, sadece bile isteye kurulmuş bir yanılsamadır. |
|||
| Etiketler: Dostum, (Friend), | |||
|