Folklor Duayeni Ali Butaşkıray Ardından Eşsiz Bir Miras Bıraktı
Çapakçur folklorunun "Ali Abi"si, duayen halk oyuncusu H. Ali Burtaşkıray, 2020'de aramızdan ayrılarak ardında eşsiz bir kültürel miras bıraktı. Emek, sanat ve muhabbetle dolu bir ömrün ardından, Bingöl'ün kalbinde derin bir boşluk yarattı. Sanatıyla gönüllerde taht kuran bu efsane isim, kazandığı Türkiye dereceleri ve yetiştirdiği ekiplerle her zaman anılmaya devam edecek.
Bingöl'ün kültür ve sanat camiası, “Ali Abi” olarak tanınan ve Çapakçur folklorunun duayen ismi H. Ali Burtaşkıray'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. 1942 yılında Çölek'te başlayan ve emek, sanat ile muhabbetle dolu yaşam yolculuğu 2020 yılında sona eren Burtaşkıray, geride derin bir iz ve zengin bir kültürel miras bıraktı.
Emek Ve Sanatla Dolu Bir Hayat
Ali Burtaşkıray'ın hayatı, genç yaşta başladığı emek mücadelesiyle şekillendi. Diyarbakır'da inşaatlarda çivi toplayarak, lokantalarda bardak silerek elde ettiği kazanç, onun "İnsanın yediği en hayırlı lokma, kendi emeğidir" düsturunun temelini oluşturdu.
Ancak Burtaşkıray, sadece bir emekçi değil, aynı zamanda gerçek bir sanat insanıydı. Babasından öğrendiği folklor ve halk oyunlarına olan tutkusu, çocukluk merakının ötesine geçerek hayatının merkezine yerleşti. Sabah namazıyla başlayan yoğun iş temposuna rağmen köy köy, mahalle mahalle gezerek sanatını icra etti. Özel diktirdiği şalvarı, yumurta topuk ayakkabıları ve kuşağıyla Delilo'dan Gövend'e, Çepik'ten Harrani'ye kadar Bingöl coğrafyasının ruhunu sahnelere taşıdı.
Folklorun Efsane İsmi
Yüzlerce Zazaca düğün türküsünü ezbere bilen ve onlarca oyunu ustalıkla sergileyen Ali Burtaşkıray, uzun yıllar boyunca köy düğünlerinin ve daha sonra şehir düğünlerinin vazgeçilmez ismi oldu. Davul-zurna onunla başka çalar, oyuncular onun enerjisiyle coşar, izleyiciler sahnedeki bu ustayı hayranlıkla izlerdi. Havaya atılan mendilin ve iki diz üstüne çöküşten sonra yeniden yakalanışın, onunla özdeşleşen unutulmaz figürleri olduğu belirtildi.
Halk Eğitim Merkezi bünyesinde kurduğu folklor ekibi, bugün bile "efsane ekip" olarak anılıyor. Burtaşkıray, yurt içinde ve yurt dışında birçok festival, program, belgesel ve yarışmaya katılarak memleketine iki Türkiye birinciliği ve bir Türkiye ikinciliği kazandırdı.
Gönül İnsanı ve Sözlü Tarihçi
Sanatçı kimliğinin yanı sıra tam anlamıyla bir gönül insanı olan Ali Burtaşkıray, sohbeti seven, dinlemeyi ihmal etmeyen yapısıyla tanınırdı. Köyün ve şehrin geçmişine dair güçlü bir hafızaya sahip olması, onu adeta bir sözlü tarihçi kılıyordu. Aşağı çarşıdan yukarı çarşıya uzanan tarihsel tanıklıkları, ilk esnaflardan belediye başkanlarına kadar uzanan anılarıyla çevresindekileri büyülerdi.
İnancı sade ve sahih, aklı sorgulayıcıydı. Medrese hocalarını işyerinde ağırlarken sorularını çekinmeden sorar, öğrenmeye ve anlamaya olan merakını ömrü boyunca diri tutardı. Dünya malına tamah etmez, gönül zenginliğini her şeyin üstünde tutardı. Kavalın yanık sesi, türküler ve uzun muhabbetler onun dünyasının vazgeçilmezleriydi.
Doğup büyüdüğü topraklara derin bir sevgiyle bağlı olan Ali Burtaşkıray, dağları, suları ve gölgeleri anlatırken kelimelerini şiire dönüştürürdü. İnsan canlısıydı; dostluklara, eski değerlere ve samimiyete sımsıkı tutunurdu. Bu yönüyle Zazaca sözlü edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.
2020 yılında Hakk'ın rahmetine uğurladığımız Ali Burtaşkıray, ardında sadece anılar değil; bir kültür, bir duruş ve güçlü bir iz bırakarak ebediyete intikal etti.
Rabbimizden niyazımız; onu rahmeti ve mağfiretiyle kuşatması, mekânını cennet eylemesidir.
"Day bego wuno, day miro şuno
Day havaro derde mı gıruno…"
Ali Burtaşkıray (1942 – 2020)