Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye Açıklaması: Yegane Çıkış Yolu Suhulettir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı. 

Türkiye'nin önünde yeni kapılar açıldığını, yeni fırsat pencereleri aralandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şu açıklamalarda bulundu:  "Altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum, Gazze'de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye'de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz.

“SURİYE'NİN TAMAMINDA BÜYÜK BİR İNŞA VE İHYA SEFERBERLİĞİ BAŞLAYACAK”

Özellikle Suriye, istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek. Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek. İnşallah Suriye'nin tamamında, bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. 1 milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye'nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgârlar esecek. Bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye'de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldığını, ekonomik yaptırımların kalktığını, eski rejim döneminde çöken devlet sisteminin tekrar toparlandığını söyledi.

Suriye ekonomisinin, uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "600 bini ülkemizden olmak üzere, milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara'nın yayımladığı son kararnameyle Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" dedi.

Bu topyekûn kalkınma seferberliğinin, uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükûmetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynakların artık yer altında tünel yapmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacağına dikkati çekti.

"DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin zenginliklerinin, terör tahkimatı yerine eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacağını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor. Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arabı ile Türkmeni ile, Kürdü ile Nusayrisi ile kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar, artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp, çocukların arkasına saklanıp, onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır.

Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin, hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir."

"SURİYE İÇİN DOĞRU YOL BELLİDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız ve seyirci kalmayacağını vurgulayarak, "Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini, Suriye hükûmetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD ve Türk Kızılayının yanı sıra insani yardım kuruluşlarının da Suriye'nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzattığını ve yardım ulaştırdığını belirtti.

Suriye hükûmetinin, en başta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara olmak üzere bu konuda çok büyük bir hassasiyet sergilediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor. Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz. Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak, bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum" şeklinde konuştu.